27 Kasım 2013 Çarşamba

Aşure Çorbası Yapalım

Tam da aşure zamanı!
Muharrem ayının vazgeçilmezi aşure çobası hala çoğu evde pişiriliyor. Bu geleneğin devam etmesi için bu sene ben de evimde aşure çorbası yaptım. Şimdiye kadar annem, kayınvalidem, yengem, halam pişiriyorlardı biz de onların yaptığı çorbaları bir güzel yiyorduk. Dediğim gibi artık yeni yetişen neslin de bu çorbayı öğrenmesi ve evinde pişirmesi gerekiyorki bu gelenek unutulmasın.  Bu lezzetli çorbayı herkesle paylaşmak istiyorum. Bu lezzeti herkesin denemesini tavsiye ederim. Çünkü çoğu yerde insanlar aşureyi tatlı olarak hazırlıyorlar. Ben üzerine basarak söylüyorum aşure bir tatlı değil çorbadır. Aslında orijinalı çorba şeklindedir. Fakat zamanla tatlı haline dönüşmüş, biraz şekli değişmiştir. Neyse herkesin lezzet anlayışı farklı. Ben aşureyi çorba olarak sevenler için bu özel tarifi (annemin ve kayınvalidemin de yıllardır yaptığı tarif) sizlerle paylaşmak istiyorum. Mutlaka deneyin!
Ben 10 litrelik bir tencedere yaptım ona göre miktar yazacağım siz miktarını ona göre orantılayarak azaltabilirsiniz.
1,5 kilo yarma
2,5 - 3 kilo şeker (çok tatlı sevmeyenler şeker miktarını ona göre ayarlayabilirler)
1 kase nohut (kase standart çorba kaselerinden)
1 kase fasulye
300 gr ceviz içi
300 gr fındık
300 gr fıstık (yer fıstığı, mümkünse kavrulmamış)
300 gr badem (kavrulmamış)
150 gr çekirdeksiz üzüm
1 paket kuş üzümü

Bir tane çubuk tarçın
İsteyen bir kaç tane karanfil atabilir. (piştikten sonra çıkarmak koşuluyla)
İncir, dut, kayısı kurusu ilave edenler var yalnız incirin çekirdekleri, dutun görüntüsü ve kayısının ekşi tadı çorbanın görüntüsünü ve tadını bozduğu için bunları ilave etmiyoruz.
Tuz
Bu malzemelerle klasik bir aşure çorbası tadı ve kıvamı yakalayabilirsiniz. 

Kuru fasulye ve nohutu bol suda bir gece önceden bekletiyoruz.
Ertesi gün kuru fasulye ve nohutu bir taşım kaynatıyoruz.
Yarmaları ayıklayıp yıkadıktan sonra tencereye su koyup fasulye ve nohutu da katarak kaynatmaya başlıyoruz. Tuzunu da katıyoruz. Hepsi yumuşamaya başlayınca şekerini katıyoruz. Şeker ne başında ne sonunda katılacak. Başında katarsak kaynamaktan şerbetleşiyor, Sonunda katarsak da malzemeler şekeri içine almıyor. Ortalarda katarsak lezzeti daha güzel oluyor. Suyunu normal bir çorba kıvamına göre ayarlayabilirsiniz. Daha helmeleşmiş seviyorsanız suyunu az katabilirsiniz. Ama bu bir çorba tarifi olduğu için çorba kıvamını vermek için suyunu yavaş yavaş artırabilirsiniz. Bu arada çorbanız pişerken yapmanız gereken işlemler;
Bademi, cevizi sıcak suda 15 dakika bekletip kabuklarını soyunuz.
Yer fıstığının kabuklarını soyduktan sonra sıcak suda 10 dakika kadar bekletiniz
Fındığı bıçak yardımıyla ortadan ikiye ayırıp yine sıcak suda 20 dakika bekletiniz. (daha sert olduğu için 20 dakika yeterli oluyor)
Üzümleri soğuk suda 15 dakika bekletiyoruz. (kuş üzümünün saplarını ayıklamayı unutmayalım)
Nuhut, fasulye ve yarma piştikten sonra bütün malzemeleri içine katıyoruz. Bir taşım kaynatıp kapatıyoruz. Malzemeler çorbanın sıcağı ile zaten yeterli bir pişkinliğe ulaşıyor. Daha fazla kaynatırsanız yumuşama yapabilir ve çorbanın lezzeti bozulur.
 Allah kabul etsin, evimin bereketi artsın.
Herkesinkini de Allah kabul etsin.






Asuremiz harikaydi

23 Eylül 2013 Pazartesi


Evde elma sirkesi yapımı.
Evde kullandığım sirkeyi, mutfakta olsun temizlikte olsun hep kendim hazırlıyorum.  Piyasada satılanlar çok çabuk olması için kimyasallar kullanılarak yapılıyor. Kesinlikle yiyeceklerinizde kullanmayın.
Elma sirkesi kışın yeşil salatada harika oluyor.
Elma sirkesi tarifim:
5 litrelik cam kavanoz (ölçüyü siz küçültebilirsiniz)
Ağzı dolmaya 3-4 parmak kalana kadar kavanozu, temizlenip ayıklanmış ve doğranmış elma ile dolduruyoruz. Kabukları dahil. Üzerini basacak kadar içme suyu koyuyoruz. Bir kaşık doğal bal ve 1 su bardağı kadar önceki yıldan kalmış elma sirkesini içine katıyoruz. Bir kaç tane de nohut koyuyoruz. Nohut mayalanmayı hızlandırıyor. Ağzını koyu renkli temiz bir bez ile kapatıyoruz. (ışık geçirmemesi için) Karanlık bir yerde 40 gün bekletiyoruz. İlk önce köpüklenmeler oluyor. Sonra yavaş yavaş sirke kokusu gelmeye başlıyor. Eğer evde küçük sinekler dolaşıyorsa bilin ki sirkeniz olmuş. Arada bir kavanozu karıştırabilirsiniz. Hatta üzerine elma ekleyebilirsiniz. Sonra ince bir tel süzgeçten süzüyoruz bir şişeye koyup dolaba kaldırıyoruz. İçinde kalıntı kalmaması için ince süzgeç gerekli yoksa mayalanmaya devam edip şaraplaşabilir. Küçük resimde süzülmüş hali görünüyor.
 
 

Haydi kızlar kış hazırlığına!
Bu aralar harıl harıl kış hazırlığı yapıyorum. Salça, sebze konservesi, melemen, kahvaltılıklar, ezme, sirke, kurutmalar, erişte, reçel vs.
Eylül ayı kış hazırlığı için uygun bir dönem, biraz daha gecikirseniz kış kapıda. Elinizi çabuk tutun.
Bahçeden topladığım fasulyelerden konserve yaptım. Tarifini sizinle paylaşmak isterim.
4-5 kilo fasulye
2 kilo domates
2 kaşık zeytinyağı
2 tatlı kaşığı kadar tuz
Fasulyeler ayıklanıp yıkandıktan sonra boyuna keserek ikiye böldüm. Kesim şekli size kalmış. Domateslerin kabuğunu soyup küp küp doğradım. (Rendeden ya da robottan da geçirilebilir. Ben nedense çok zorda kalmadıkça rondoyu kullanmayı sevmiyorum. Ne kadar elimde yaparsam o kadar lezzetli oluyor sanki) Domatesleri büyük bir tencerede kaynayana kadar bekletip üzerine doğradığım fasulyeleri koyuyorum. Fasulyelerin rengi değişene kadar haşlıyorum. Yakınıp hazırlanan konserve camlarının kapaklarını bir iki tık kaynatıyorum.(Kapak yeni olursa atma riski azalır)  Kavanozlarda soğuk olmasın diye sıcak suyla çalkalıyorum. Kaynar kaynar ocağın altını kapatmadan fasulyeleri doldurup kaşığın sapıyla bir iki batırarak içindeki havayı alıyorum ve kapağı kapatıp ters çeviriyorum. Üzerine bir bez örterek 3 gün bekletiyorum. Daha sonra raflara düz yada ters çevrilmiş olarak yerleştirebilirsiniz. (Kavanozları çevirdiğinizde birbirine yakın ama birbirine değmeyecek şekilde olacak.)
Közlenmiş biber! Kim sevmez bu görüntüyü. Bugün kırmızı biber patlatıp buzluğa attım. Bu közlenmiş haline bayılıyorum. Sizlerle paylaşmak istedim. Biberlerin bir kısmını da kavanozlara koydum. Turşu gibi. Tarifini yazayım, harika oluyor.
Dilediğiniz kadar kırmızı biber (Yarım kiloluk kavanoza ben 8-10 tane sığdırdım)
Bir kavanoz için 3-4 diş sarımsak
Zeytinyağ
Yarım çay bardağı sirke
Biberleri ben ekmek kızartma makinasında közledim. Fırında da közleyebilirsiniz.
Közledikten sonra biraz soğuyana kadar aliminyum folyonun içinde beklettim. O zaman yumuşuyor ve kabukları çok rahat ayrılıyor. Kabuklarını soyduktan sonra kavanozun içine bir güzel istifledim. Aralarına diş sarmısakları yerleştirdim yarım çay bardağı sirke koydum ve üzeri kapanana kadar zeytinyağı ilave ettim.  Yeni kavanoz kapağını kaynattıktan sonra sıkıca kapatıp rafa kaldırdım.
Bir kısmını da aralarına maydanoz sapları ve sarımsak koyarak buzluğa attım. Afiyet olsun.
 
Kefir mayası.
Evinizde kefirinizi kendiniz yapın.
Kefir ile tanışmam 2006 yılında çalıştığım işyerinde fizik öğretmeni Çağdaş hanımın önerisiyle başladı. O zamanlar kızım 1 yaşındaydı. Kefirle ilgili o kadar çok araştırma yaptım ki, kefir ile bilgilerim yadsınamaz diye düşünüyorum. 7 yıldır evimizden kefir hiç eksik olmadı. 7 yıl önceki kefir mayasını hala öldürmeden yaşatıyorum. Bir çok kişiye çoğaltıp verdim ama devam ettiremediler. Kefir mayası çok nazik bir canlı diyebilirim. Onunla bir bebek gibi ilgilenmeniz gerekiyor. Şimdi size kefir yapımını ve kefir yapmanın püf noktalarını anlatacağım. Dilerim kullanırsınız.
Gerçek kefir keçi sütünden yapılıyor. Ama inek sütünden de olabiliyor. Kefire hiçbir şekilde metal kullanılmıyor. Ben 1 litrelik cam bir kavanozda mayalıyorum. Süt el yakmayacak bir kıvama getiriliyor ve maya içine atılıyor. Karanlık bir yerde en az 2 gün ağzı kapalı olarak beklemesi gerekiyor. Bu süreçte şişeyi çalkalayabilirsiniz. Mayalandığını yoğurt gibi bir kıvam almasından, suyla kefirin ayrışmasından anlıyorsunuz. Kefir mayası üst kısma çıkıyor. Kefir  ne kadar beklerse o kadar kalitesi artıyor. Çocuklar içecekse eğer mayalanmayı uzun tutmamak gerekir. Dışarda beklettikçe tadı daha keskinleşiyor. 2 gün yeterli olacaktır. Eğer bir yetişkin içecekse bu süreyi uzatabilirsiniz. (4-5 gün maksimum bekleyebilir) Mayalanma olduktan sonra sıra süzmeye geliyor. Yine metal kullanmıyoruz. Ben plastik bir süzgeçten süzüyorum. Üstünde kefirin mayası kalıyor ve onu içme suyu ile yıkayıp eğer 2-3 gün içinde kullanacaksam suyun içinde, 2 haftaya kadar kullanacaksam sütün içersinde muhafaza ediyorum. Eğer bir kaç ay sonra kullanacaksam sütün içersinde buzluk kısmına atıyorum. Ben ne olur ne olmaz diye mayanın bir bölümünü her zaman buzlukta tutuyorum yedek olarak. Süzme işleminden sonra cam kavanozda dolabınızda saklayabilirsiniz.  Afiyet olsun.
 

20 Eylül 2013 Cuma

Kızımın diş buğdayından görüntüler. El yapımı tarçınlı kurabiyelerimi bir güzel şeker hamuru ile süsleyip jelatinle kapladım. Bir de kurdele taktım. Çok güzel diş buğdayı kurabiyelerim oldu.
Diş buğdayını kaynattıktan sonra üzerine fındık, badem, leblebi, lokum ve nar taneleri koyarak süsledim. Misafirlerimiz bu görüntüye bayıldılar. Lezzeti harikaydı.